Neden Bombus Arıları Sitesi?

2001 yılında dış ülkelerden bombus arısı getirtip seralara dağıtan bir firmada çalışmaya başladım. Bombus arıları konusunda birşey bilmiyordum. Yanımda çalışanların bilgisi sınırlıydı. Faydalanacak türkçe yazılmış kaynak yoktu... Devamını oku.

3 Aralık 2010 Cuma

Bir bombus arısı kovanı seraya veya meyve bahçesine konurken nelere dikkat edilmeli?


Bu konudaki diğer soruları ve cevaplarını sayfalar bölümünde bulabilirsiniz Devamını oku

1-Bir arı kovanı seraya veya meyve bahçesine konurken nelere dikkat etmeli ?

a-Kovan ilkbahar sonunda, yazın veya güz başlarında yani sıcak dönemlerde seranın serin yerlerine kışın ise seranın sıcak yerlerine konmalıdır.

b- Başka bir nedenimiz yoksa kovan sera kenarından 1-3 metre içerde yani bitkilerin arasında olmalı.

c-Başka bir nedenimiz yoksa kovan yerden 1-1.5 metre yukarıda olmalı.

d-Kovan direkt güneş ışığı görmemeli. Görecekse üzerine bir şeylerle gölge yapmalı.

e-Arıların rahat uçabilmeleri için kovanın önü açık olmalı.

f-Seranın ortası arının her tarafa aynı uzaklıkta olması bakımında iyi bir yer olabilir.

g- Serada soba varsa soba yakınına konmamalı. Çok sıcak ta arıları rahatsız edebilir.

h-Kovan baca altına , oluk altına konmamalı. Yağmurda kovan üstüne su akabilir.

i-Kovanın ağzı arılar iyice sakinleştikten sonra açılmalıdır. Normalde arılar 1 saat içinde sakinleşebilir. Ama çok sıcak günlerde kovanı seraya akşam koyup ağzını da akşam açmak daha doğru olur.

j-Koloninin karınca, böcek ile beslenen hayvanlar gibi zararlılardan korunabilmesi için baştan gerekli önlemlerin alınması gerekir.

k-Meyve bahçesine konurken rüzgârda, güneşten, yağmurdan korunaklı bir yere konmalıdır. Bir ağaç dalına asılırsa bazı hayvanların zararlarından korunmuş olur.

6 Mart 2010 Cumartesi

Diğer konular - Erkenci Arıları Yakalayıp Kuluçkaya Yatırma

Buraya kadar bombus arıları ile ilgili bazı bilgiler resimler eklenerek, kaynaklar gösterilerek anlatılmaya çalışıldı.


Elimizdeki mevcut bilgilerle bombus arılarını açık ve kapalı ortamda üretip yetiştirebilmemiz mümkün.
Bombus arılarının üretimi ve yetiştirilmesi ile ilgili internet sitelerinde bazı araştırma ve denemeler anlatılmış ancak anlaşılmayı kolaylaştıracak resimler ve şekiller yok. Resimler sağlanıncaya kadar üretim ve yetiştirme anlatımına ara vermek durumundayız.
Bahçe ve örtüaltına (seralara) konacak bombus kolonileri ile ilgili çıkabilecek sorunlar ve çözüm yolları ile ilgili bir soru listesini de sitenin sağdaki sütununda ana sayfa altındaki bir sayfaya yazarak güncelleninceye kadar o bölümün anlatılmasına da ara verildi.
Bahar ve yaz aylarında doğada bombus arılarına rastlayan arkadaşlarımız gözlemlerini fotoğraf ya da yazı ile diğer ilgilenen arkadaşlarımızla paylaşırlarsa memnun oluruz.
Daha iyiyi, daha güzeli yakalamak dileğiyle.


.................................................


Ereken İlkbaharda Bombus Ana Arılarını Yakalayıp Kuluçkaya Yatırmak Mümkün Mü?


Aradan zaman geçti. Yukarıda sözü edilen sera ve bahçelerde çıkabilecek sorunlar ile ilgili soru ve cevaplar yazıldı.


Bu ara başka arıcılık sitelerinde bombus arıları ile ilgili paylaşımlarımız oldu. Bombus arıları için teşvik yuvalarını denemek isteyen arkadaşlarımız da oldu. Bir arkadaşımız bombus analarını yakalayıp kovana koymayı düşündüğünü yazdı. Bu yazı ve karşılık olarak verdiğim cevabı aşağıya alıyorum.


Erkenci Arıları Yakalayıp Yuvalandırmak
Aşağıda "Teknik Arıcılık Bilgi Paylaşma Forumu"sitesinde yayınlanmış olan bir arıcımızın bu konudaki düşüncesi ve buna verilen cevap bu konuya açıklık getirmektedir. O nedenle bu görüşü ve verilen cevabı olduğu gibi alıyorum.


Alıntı :

Ynt: Bombus evi
« Yanıtla #21 : Nisan 10, 2011, 10:14:42 »

"Bu hafta bahçede bir bambusta gördük, kelebek yakalama filesine benzer basit bir aparatta yaptım, yakalarsam onuda yuvaya koymayı deniyecem. "


Cevap:
Sn. Kumpınarı bu yazdığınız hiç de önerilecek bir düşünce değil. Önüne gelenin bombus analarını yakalayıp kovana hapsettiğini düşünün. Bombus arısı varlığına zarar verir böyle bir davranış. Ayrıca bombus yönetmenliğine göre doğadan bombus arısı yakalamak yasaktır. Bu yasaklama kararı ticari amaçla bombus arılarını doğadan toplayıp satmayı engellemek için çıkarılmıştır şüphesiz. Diyeceksiniz ki bilimsel amaçla ya da onları yuvalandırmak amacıyla bir iki ana arıdan ne olacak?
Öyle olsa bile yolunu yöntemini bilmeden yapılan bir uygulama hem emek hem de bombus anası israfı olur.
İsraf olmaması için nelere dikkat edilmeli.?
Yuvasını bulmuş bir bombus anası yakalanıp kovana konursa israftır Yeni yuvayı benimsemez. Çiçeklerde polen toplayan sepetçikleri polen dolu ana arılar genellikle yuvasını bulmuş demektir. Çiçeklere Sepetçiklerinde polen olmayan ve alçaktan keşif uçuşları yapan ana arılar yakalanırsa ve yuvaya konursa yeni yuvasını beğenebilir.
Ana arılar yakalanırken tülden yapılmış ve uzun bir koniye benzeyen fileler daha kullanışlıdır. Arı fileye girince çevik bir hareketle file uç kısmı ağız kısmının üstüne kıvrılarak arının kaçması önlenmelidir. Kıvıramazsanız açık fileden arı kaçar. Bu kıvrılmanın kolay olabilmesi için filenin en uçtaki sivri yerine bir ağırlık konmalıdır. En uca su şişelerinin kapaklı kısmını 5 cm. üstten kesip eklerseniz hem ağırlık olur hem de yakalana arılar kaçırılmadan kolayca buradan taşıma kabına konabilir. Daha önce başka uçanlarda alıştırma yapılırsa ustalık kazanılır.
Yakalanan arılar hırpalanmadan taşıma kabına konmalıdır. Taşma kabı hava delikleri olan ama karanlık olan plastik kutulardan olabilir. Plastik kutuların içi kıvrımlı ambalaj kâğıdı ya da peçete ile kaplanırsa arının hırpalanması önlenmiş olur.
Yakalanan arılar karanlıkta ve sessiz ortamda taşınarak önceden hazırlanan yuvasına konmalıdır. Yuvaya getirilmesi uzayacaksa arıyı uygun şekilde şurupla ya da balla beslemelidir. Açıkta şurup verilirse dökülür ya arı ayaklarına bulaştırır. En iyi yol parmak kalınlığında 5 cm uzunluğunda plastik fortumlar keserek onların kenarlarından dilimler açarak ya da gövdesinden mercimek büyüklüğünde delikler delerek için peçete kâğıdı konmalıdır. Peçeteye emdirilen 1/1 oranında ya da biraz koyu şurup hiçbir yere bulaşmadan taşınabilir. Arı ihtiyaç duyarsa buradaki şuruptan emebilir. Taşıma bitince bu şuruplu boru yuvaya konabilir. Arının da yuvaya karanlık bir ortamda konması uygun olur.(Sözgelimi, öğleden sonra yakalanmışsa akşam.)
Yuvanın hazırlanması: İçine yalıtım malzemeleri, orta yere ana arı yetiştirmesi için balmumundan yapılmış yüksüklerde iki adet yapıştırılıp birine şurup birine de taze ya da derin dondurucudan alınmış polenden yapılmış polen hamuru konmalıdır. Bal arıların bir arada bal ve polen bulunan peteklerinin bir yüzü alınarak bunların yanına yapıştırılması da işe yarayabilir. Yapıştırma işi erimiş balmumuyla olabilir. Eğer ana arıyı hırpalamadan, sinirlendirmeden, hırçınlaştırmadan kovama koyabilirseniz Şansınız fazladır. Eğer yerlerde keşif yapan arılardan olduğuna kesin eminseniz bal arısı peteğinin üstüne 2 -3 yeni çıkmış taze balarısı da konabilir.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Aşağıda doğadan yakalanan ana arıların yuvalandırılması ile ilgili almanca bir yazının bağlantısını da ekliyorum.
http://www.bombus.de/Ansiedlung.aspx

4 Mart 2010 Perşembe

Bombus arısı üretimi denemeleri

Örtüaltına ya da bahçemize çiçekleri tozlaması amacıyla bir bombus arısı kovanı (kolonisi) koymuşsak, koloni gelişimi sonunda resimde görüldüğü gibi birsürü ana arı üretilmesi olasıdır.
Bu genç ana arıları çiftleştirip tekrar kuluçkaya yatırarak koloni üretmek mümkündür. Batılı ülkelerde çiftçiler bunu denemekte ve olumlu sonuç almaktadırlar.


Başka ne gerekli? Bir kovan. Taze polen, şeker şurubu, yalıtım malzemeleri ve bir kovan. Kovan çift bölmeli olursa biri kuluçkalık, öbürü de beslenme ve dışkılama odası olarak kullanılır.


Kovanın içine yuva malzemesi olarak yosun, ot parçaları, yün, pamuk, yapay elyaf kullanılabilir. Bu kovanda yosun kullanılmış. Karışık olsa da olur.



Ana arılar kovanda kuluçkaya yatırılınca üstü kapatılır. Bu kovanda yuva malzemesi olarak pamuk kullanılmış ve üstü saydam bir kapakla kapatılmış. Saydam kapaktan kovanın içi kolayca görülebilir ve arıların davranışları gözlenebilir. Ancak bu görünen koloni büyük olasılıkla kapalı ortamda yetiştirilmiş ve saydam kovan başka bir yalıtımlı dış kovan içine konarak bahçe ya da örtü altına gönderilmek üzer hazırlanmış durumdadır.


Kovanlar bahçeye ya da örtü altına konunca yavrularını beslemek için çiçektozu toplayacaktır. Çiçektozu toplarken de çiçekleri tozlayıp onların tohum tutmasını sağlayacaktır. Bu resimde bir çiçekten çiçektozu toplayan toprak bombusunu görüyoruz.
-----------------------------------------------------------------

Bombus arılarının üretimi denemeleri
Yukarıdaki resimlerin altındaki bilgileri insanların öğrenmesi kolay olmadı. Hem zor oldu hem de uzun süre aldı. Bu bölümde bu konudaki denemelere ve gelişmelere kısaca bir göz atalım.

1912 de Linhard ve Sladen adlı araştırmacılar doğadan yakaladıkları ana arılardan koloniler üretmişler. O zamandan bu güne birçok araştırmacı doğadan yakaladıkları analarla üretim denemeleri yapmışlar.1964 – 1965 yıllarında Kanada’da üniversite bünyesinde S. C. Plowright ve S. C. Jay doğadan yakaladıkları kışlamış ana arılardan açık ve kapalı ortamda koloni yetiştirme denemeleri yapmışlar. Kolonilerden ana arılar üretmişler. Ana arıları çiftleştirmişler. Kış uykusuna yatırmışlar. Uyanınca kuluçkaya yatırmışlar. Yeniden koloni üretmişler. Bütün bu yaptıklarını, izledikleri yolları, kullandıkları araç ve gereçleri, denemenin sonuçlarını ayrıntılı bir şekilde bir dergide yayınlamışlar. Bu yayınladıkları rapor İngilizce olarak internet sitelerinde var. Anlattıkları özet olarak şöyle. Açık ortamda 21 derecede çift bölmeli kovanlarda üretme denemeleri yapılmış. Çift bölmeli kovanların giriş bölümü beslenme ve dışkılama için kullanılmış. Polen hamuru ve şeker şurubu buraya konmuş. İç bölme ise kuluçka için kullanılmış. Yalıtım malzemesi olarak ta pamuk ve yün kullanılmış. Kapalı ortamda 29 derece ısı ve % 50 nispi neme ayarlı sakin ve karanlık bir ortamda üretme denemeleri yapmışlar. Kapalı ortamda da aynı kovanlar kullanılmış ama yalıtım ve yuva malzemeleri kullanılmamış. Ancak tabana temizlemesi ve gerekirse değiştirmesi kolay olsun diye kıvrımlı karton kağıdı sermişler. Bu kartonlar aynı zamanda dışkıları da emdiği için kullanışlı olmuş. Başka bir denemelerinde yaz ortasında doğadan topladıkları ana ve erkek arıları çiftleştirmişler. Sonra da + 5 derecede kış uykusuna yatırmışlar. Kış uykusuna yatan ve yatmadan kuluçkaya yatırdıkları iki grup ana arıdan aldıkları sonuçları değerlendirmişler. Denemeler sonucunda, ana arının yaşam sürecindeki davranışları, kış uykusuna giren ve girmeyen ana arıların üretimdeki farkları, taze polen kullanmanın üretim verimliliği ile bağıntısı, kısa ömürlü, uzun ömürlü koloni üremesinin nedenleri araştırılmış, değerlendirilmiş. Değerlendirmelerden bazı sonuçlar:
Doğadan yakalanan ana arılar parazit ve zararlılardan temizlendikten sonra kuluçka kafesine konuyor. Kuluçka kafeslerine analar bazı kafeslerde tek olarak konuyor, bazı kafeslerde ananın yanına bir işçi arı konuyor, bazı kafeslerde ise birkaç işçi arı konuyor. Başka bir grupta ana arılar kuluçka kafesine grup halinde konuyor. Grup halinde konan ana arıların yumurtlama oranının tek tek konan analara göre daha fazla olduğu görülüyor. Bu gruplarda ana arılar ortalama 21 günde yumurtluyor. Başka bir grupta ana arılar 20 günde bazıları 30 günde yumurtluyor. Kuluçka kafesine 2 ana arı birden konursa, Sladen’e göre biri ötekini ilk yumurtlamadan sonra öldürür. Bazı yazarlara göre ilk işçi arı çıkıncaya kadar yaşayabilirler. (Frizon, Plath, Free, Butler bu görüştedirler.)Diyapoza (kış uykusu) girmeyen ana arılar da büyük koloni oluşturabiliyor.
Yeni çiftleştirilmiş ana arılar birkaç gün sonra kış uykusuna yatırılıyor ve yumurtlama organlarının gelişmesi için + 5 derecede iki ay bekletiliyor. Kuluçkaya yatırılmış ana arılara bal ve polen mumlu kâğıt içerisinde veriliyor. Böylece polen daha geç bayatlıyor. Her 3 günde bir yeniden polen hamuru veriliyor ve eski polen hamuru tükenmemişse geri alınıyor. Ana arının sağlıklı olup olmadığı, polen, şurup tüketiminden ve dışkılamasından anlaşılıyor. Ana arıların çoğu ilk yumurtayı yumurtladıktan 64 gün sonra ölüyor.Yumurtalığı ve yumurtlama organlarını gelişmemiş ana arıların yumurtlaması verimli olmuyor. Kafesin ya da kovanın uygun olmayışı yumurtlamayı geciktirebiliyor. Yeteri kadar taze polen verilmezse yumurtlama azalıyor. Kuvvetli koloniler yapmak için larva transferi yapmak gerekiyor.Bu yazdıklarım araştırma yazısının özetidir. Daha ayrıntılı görmek isteyenler internette aşağıdaki adreste inceleyebilirler.
REARING BUMBLE BEE COLONIES IN CAPTIVITY R. C. Plowright AND S. C. JayDepartment of Entomology, University of Manitoba, Winnipeg, Canada

Bir başka araştırma ve üretim denemesi 1997 – 1998 yıllarında yurdumuzda yapılmış. Akdeniz üniversitesinde, doğadan toplanan 167 adet bombus terrestris ana arısı kuluçkaya yatırılmış, koloniler oluşturulmuş, koloniler seralara konmuş, sağlıklı çalıştıkları görülmüş. Bazı kolonilerden ana arılar üretilmiş, 1x1x1 m. ölçülerindeki çiftleşme kafesinde çiftleştirilmiş, çiftleşen anaların yeniden koloni oluşturması sağlanmış, yapılan çalışmalar, kullanılan araç ve gereçler, izlenen üretim yolları ayrıntılı olarak bir yazıda Türkçe olarak anlatılmış. Bu yazıyı da internette bulabiliriz. Adresi:
Gürel, F., Efendi, Y., Mutaf, S. Doğadan Toplanan Bombus terrestris Ana Arılarının Laboratuar Koşullarında Koloni Oluşturma ve Koloni Gelişimi Özellikleri.
Bu araştırma ve denemelerdeki ve burada anlatmadığımız başka araştırma ve denemelerdeki kullanılan araç ve gereçlerin, çalışma yöntemlerinin ve yollarının çoğu, aşağı yukarı benzerlik göstermektedirler. Kapalı ortam, karanlık, sessizlik, taze polen, taze şurup, yumurtlama kutusu, beslenme kutusu veya yetiştirme kutusu… Daha bunlar gibi araç gereç ve uygulamalar… hemen hemen aynı. Farklı olan kuluçkadaki ana arının yumurtlamasına olumlu katkısı olacağı varsayılan yanına konan uyarıcı (refakatçı) arılar. Farklı denemelerde farklı arılar konmuştur. Plowright ve Jay’ın denemelerinde:
1. Tek ana arı
2. İki ana arı
3. Çok ana arı
4. Ana arı ve tek bombus işçi arısı
5. Ana arı ve birkaç bombus işçi arısı. Yurdumuzda Akdeniz Üniversitesinde yapılan üretimde ise
6. Yeni çıkmış 4-5 bal arısı konmuştur.
Akdeniz Üniversitesindeki denemede ana arıların % 50.3 ünün koloni oluşturduğu yazılmaktadır. Bunlara benzer deneler sonunda üretim teknikleri daha da geliştirilmiş ve Hollanda, Belçika ve İsrail’de yıl boyu seri üretimlere başlanmış ve akdeniz kıyısındaki ülkelerin seralarında tozlayıcı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Avrupa’da meyve ve sebze bahçelerinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Amerika’da bombus terrestris yerine o yörede yaygın olan başka bombus türleri üretilmektedir Örneğin Kanarya Adalarında o yöreye uyum sağlamış olan “bombus kanarien” türü üretilmektedir. Avrupa’da amatörler açık alanda hobi olarak değişik türler üretip bakımına yardımcı olarak bahçelerini tozlama işinde faydalanmaktadırlar. Bunu biraz yabancı dil bilen arkadaşlarımız internet sitelerinde açıkça görebilirler.
.
Yurt dısındaki firmalardan polinasyon amacıyla kullanılmak üzere ithal edilen ana arıların olusturdugu koloniler, koloni yasam döngüsü sonunda ortalama 60-70 adet genç ana arı ve 120-140 adet erkek arıüretmektedirler (Gösterit, 2003)Yukarıdaki alıntılar Akdeniz Ü. zooloji Bölümü deneme,araştırma sonuçlarındandır.

Ancak biz seralardaki arıların ortalama 20 ana arı ve daha çok erkek arı ürettiğini gözlemledik. Açık ortamda yani doğadaki kolonilerin ana arı üretiminin daha fazla olduğu muhakkaktır. Örnek olarak Bizim seralarda ortalama 80 – 100 adet arısı olan koloniler kullanılırken Avrupa’da doğadaki kolonilerin arı sayısı 100-200 arasındadır. Heinrich B. Kitabında Amerika’da 1979 Haziran ayında bir kolonide 1 ana arı, 260 işçi arı, 140 yeni ana arı, 1020 adet de larva ve pupa bulduğunu yazar. Bu bir uç örnektir, ancak üreme koşulları iyi olursa ana üretimi sayısı da yükselir. (Heinrich, Bernd (1994): Der Hummelstaat. List Verlag, München. (Originalausgabe: Bumblebee Economics, 1979)

3 Mart 2010 Çarşamba

Bombus arıları teşvik yuvası 2

Batılı ülkelerdeki çiftçilerin bombus arıları yakın dostları galiba. Bahçe kenarında, orman içinde bakarsınız bir ağaçta ağaç bombuslarının girip yuva yapması içi bir kovan asılmış durur. Kovanın içinde yosun parçaları yün, kıl, pamuk gibi yuva malzemeleri de vardır. Ağaç bombuslarından biri de büyük bir olasılıkla bu kovana girip yuva yapar.



Teşvik yuvası yapmak için öyle çok masrafa da gerek yok. Soğuktan sıcaktan korunmak için yalıtım önemli. Bunun için karton kutulardan bile faydalanılıyor.




Kartonun içine de yosun, yün, kıl, pamuk gibi yuva malzemeleri... Sonra da üstü kapatılıp agaç bombusu içinse ağaç gövdesine asılır, toprak bombusu içinse toprağa yerleştirilir.




Dış kapların yağmura dayanıklı olması gerek. Ya plastik ya da ağaç olmalı. Tabi ki kovanın üstü kapaksız olmaz. Kapağın üstüne de rüzgar atmasın di,ye bir taş konursa işlem tamamdır.



Bu resimde iç kovan ve dış kovan açıkça görülüyor. Beyaz ambalaj köpüğü iyi bir yalıtım malzemesi. Kovan içindeki yuva malzemeleri yosun ve kuru ot parçaları olsa gerek.


İlgilenen arkadaşlarımız başka bir teşvik yuvası yapımını bu adresten inceleyebilirler:


2 Mart 2010 Salı

Bombus arılarını teşvik yuvaları

Bahçemizin sessiz, sakin, gölge bir yerine bir çukur kazalım ve bir kova nemli kum dökelim.


Kumun üzerine plastik, ağaçtan yapılmış bir uygun kap, testi yarısı, eski büyükçe bir tas yada küçükçe bir leğen yerleştirelim.

Kabın içine yosun, kıl, yün, pamuk iplik parçaları gibi yalıtıım maddeleri koyalım. Kabın içine başparmağımız girebilecek kadar kalınlıkta bir boru ile yol yapalım.


Sonra da yalıtım maddelerinin üstünü yağmur ve güneşten korumak için ters çevrilmiş bir eski kova ya da çiçek saksısı ile kapatalım. Bu kapak bir kenarı kesilmiş eski bir bidon da olabilir.
Ondan sonra da yuvamızı ilkbaharda kış uykusundan uyanıp ta kendine yuva aryan bir toprak bombusu anasının keşfetmesini bekleyelim.




Sadece toprak bombusları değil diğer bombus türleri de teşvik için sakin, sessiz bir yere hazırlanan yapay yuvalara girebilirler. Yukarıdaki resimde. bir taş bombusu için hazırlanmış yuvanın kullanılmış hali görülmektedir.
Resimlerin alındığı adres:
------------------------------------------------------------
Teşvik yuvası ne demektir?
Yurdumuzda bazı arıcılar ilkbaharda arıların oğul zamanı gelince belirli yerlere içinde birkaç eski petek parçası olan kovanları bırakırlar ve takip ederler. Başka yerdeki bir arılıktan kaçan bir oğul gelip bu kovanlara girer. Uyanık arıcı da kolayca arı sahibi olur.
Batı ülkelerindeki bazı çiftçiler de kendi bahçelerinin uygun yerlerine bombus arısı kovanları koyarlar. Toprak bombusunun kovanı toprakla bağlantılı olursa daha iyi tercih edilir. Ancak yörede taş bombusu , ağaç bombusu varsa yerden yukarılara konur kovanlar. Kendisine yuva arayan taş ya da ağaçbombusları bu içinde yalıtım maddeleri olan bu kovanları bulup içine girer ve yuvasını yapar.
Zaten bombus arıları bir yere yuva yaptı mı, o yuvadan çıkan yeni ana arılar sonraki sene eski yuvası civarında bir yerde yuva yapmayı tercih ederler.



27 Şubat 2010 Cumartesi

Bombus arılarının hastalıkları, zararlıları ve düşmanları

Bir bombus arısı yuvasının güveler tarafından tahrip edilmiş hali


Teşvik için konulmuş bir bombus arısı yuvası önünde güve kelebeği. Yuva girişinde güve kapanı olduğu için mum güveleri karıncalar ve diğer böcekler yuvaya girememekte, sadece bombus arıları girip çıkabilmektedir.

Güve kelebeği



Güve kelebeği



Uyuz böceği-arı biti (milbe) Bombus arıları üzerinde bulunan bir akar.
Resimlerin alındığı kaynak:

BOMBUS ARILARININ HASTALIKLARI ZARARLILARI VE DÜŞMANLARI

1-Hastalıkları: Bombus arılarının genel olarak bal arılarının yakalandıkları hastalıklara yakalanabilecelkleri varsayılır. Ancak laboratuvarda sağlıklı koşullarda yetiştirilen kolonilerde bu hastalıklar olmaz genellikle. Bu hastalıklardan bazıları doğada yaşayan bombus arılarında görülmektedir. Bunlar nematod ve nosemadır.
Nematot (Sphaerularia bombi) paraziti bulunan ana arılar yuva kuramazlar ve yumurtlayamazlar. İlkbaharda yavaş ve hantal uçuşlu, çıplak ve açık yerlere konan, toprağı kazan ana arılarda nematod var demektir. Bunlara yardım etmek imkansızdır. En doğrusu yöreden uzaklaştırmaktır.
Nosema apis sporla çoğalır. Bulaşık peteklerde ve dışkıda yaşar. Hasta arıların felç, şişkin karın, uçuş zorluğu, emekliyerek yürüme gibi belirtileri vardır. Arılarda görülürse Fumudil-B adlı ilaç ile tedavi yoluna gidilebilir.


2-Tarım ilaçlarından zehirlenme : Seralarda kullanılan tarım ilaçlarının arılara etkileri 3 çeşittir :

a-Arılara hiç zararı olmayan ilaçlar. Bunlar arılar serada iken de atılabilir.

b-Kullanılacağında arıların seradan çıkarılması gereken ilaçlar. İlaçlama bittikten sonra arılar seraya konabilir.

c-Zehirli ve zararlı ilaçlar. Bunlardan biri seraya bir süre önce atılmış olsa bile zehir etkisi geçmemişse seraya kesinlikle arı konmamalıdır. Bu tür ilaçlar serada kullanılmış ise ilaç aldığımız ziraatçı ile konuşmalı ve çok dikkatli olmalıyız. Daha doğrusu eğer seramıza arı koyacaksak zirai mücadelemizi arılara zararsız olan ilaçlarla yapmalıyız. Meyve ağaçlarına ve ekinlere atılan tarım ilaçları da zararsızından seçilmezse faydalı böceklere bu arada bombus arılarına da büyük zarar verebilir.

3- Karıncalar : Karıncalar şeker şurubu veya polen almak için yol bulabilirlerse kovana girerler. Seracılarımız önlem olarak ya kovanı tavana asıyorlar ya da kovanın altına bir karton serip kovanın etrafını yanık motor yağı ile yağlıyorlar. Başka bir çözüm, kovanı koyacağımız yere bir sandık koyalım. Sandığın üstüne kenarları taşacak şekilde bir cam koyalım. Camın alt yüzünü sıvı bir yağ ile yağlayalım. Ancak karıncanın camdan başka bir yolu kalmasın. Karıncalar yağlı camdan geçmek istemeyince kovana ulaşamayacaktır.
Bazı kaynaklara göre limon, tuz ve talk pudrası da karıncarın bir yere gelmesini engellemektedir.

4-Böcekle beslenen hayvanlar: Tilki, porsuk, kirpi, köstebek, kertenkele, sıçan ve fare de bombus arılarının düşmanıdırlar.

5-Arı biti (uyuz böceği) (Parasitellus fucorum): Doğada yaşayan bazı bombus arılarında küçük parazitler bulunmaktadır. Bu parazitler hortumlarını arının vücuduna sokarak kanlarını emmektedir.

6-Bombus mum güvesi (Aphomia sociella): Doğada yaşayan bombus kolonilerinin yuvalarına dadanan mum güveleri yuvanın temel maddesi olan mumları kemirip yiyerek yuvayı parçalayıp bozmakta, yumurta ve yavrulara zarar vermektedir. Kelebekler geceleri yuvaya girip yumurtlamaktadırlar. Seraya yeni gelen bir kolonide mum güvesi olmaz genellikle. Ama sonradan gelebilir. Hatta ömrü bitmiş kolonilerin hücre gözlerini oluşturan mumların tamamını yiyerek yuvayı zamanla tamamen çökertir. Bu güvenin kelebekleri bal arısı güve kelebeğinden daha küçüktür. Bu güveler ve kelebekleri mum ile aynı kokuda olduklarından bombus arıları onları düşman saymamaktadır. Önlem olarak yuvanın bir kenarına ve uçuş yoluna lavanta çiçeği, sarımsak veya kokulu sabun koymak düşünülebilir. Arılara zararsız güve ilaçları da kullanılabilir.

7- Kuru meyve güvesi (Plodia interpunktiella): Meyve kelebekleri ve güveleri bazan bombus yuvalarına girmekte onlara zarar vermektedirler. Bunlar mum güvesinden daha ufak yapıdadırlar. Mücadelesi mum güvesinde olduğu gibidir.


7-Asalak bombus : Başkalarının üstünden geçinen canlılara asalak denir. Bazı bombus türlerinin bir asalak bombusu vardır. Bombus terrestris kolonilerine Guguk bombusu (Psitrus vestalis) denilen bir tür konuk olmaktadır.
Asalak bombuslar yuva kuramazlar. Yavrularına bakamazlar. Mum bezleri, arka ayaklarında polen sepetçiği yoktur. Buna karşılık konuk olacağı ev sahibi ana arıya oranla daha büyük bir başı, daha uzun bir sokacı vardır. Asalak bombus ana arısı neslini devam ettirebilmek için zorla bir bombus yuvasına konuk olur. Ev sahibi ana arı iyi geçinmezse onu öldürür, onun yerine geçer. Yumurtalarını ev sahibi işçi arılar ısıtır, onlardan çıkan larvaları besleyip büyütürler. Yumurtalardan işçi arı çıkmaz. Ya ana arı ya da erkek arı çıkar. Ana ve erkek arılar çiftleştikten sonra ana arılar kış uykusuna yatar.
Asalak bombusların çok ürediği seneler ev sahibi bombus arıları fazla ana arı yetiştiremez. Böylece bir sonraki sene kış uykusundan uyanan asalak bombus ana arıları konuk olacak yeteri kadar ev sahibi bombus yuvası bulamazlar. O sene asalak bombuslar az üretilmiş olur. Asalak bombus az üreyince ev sahibi bombuslar çok üreyebilir. Bu şekilde denge sağlanarak ikisinin de üremesi devam eder.




24 Şubat 2010 Çarşamba

Bombus arılarının bal arıları ile benzer ve farklı yanları

Balözü yuvası derinde olan bazı çiçeklere sadece bombus arıları konar. Diğer böcekler ve bal arılarının dilleri bolözüne yetişemediği için çiçege konmazlar. Bombus arılarının dilleri uzundur. Balözü yuvası derin olan çiçeklerden de kolayca balözü emebilir. Balözü yuvasına dilleri yetişmezse bu resimde görüldüğü gibi balözü yuvasına dıştan bir delik açarak balözünü emmektedirler.

Bombus arılarının olmadığı yerlerde bazı yonca türleri yetişmez.
Resimlerin alındığı kaynak:
http://www.bumblebeeconservation.org/bumblebees_in_crisis.htm

Soldaki ısıölçer (termometre) bombus arılarının hareket ortamını ısısını, sağdaki ise bal arılarının hareket ortamı ısısını göstermektedir.



Üsteki grafikteki boyalı kısım bombus arılarının çalışma saatlerini; altki grafik bal arılarının çalışma saatlerini göstermektedir.


BOMBUS ARILARININ BAL ARILARI İLE BENZER VE FARKLI YANLARI

Bombus arılarının tarımda kullanımı ülkemizde yenidir. Bal arıları ile benzer yanları vardır. Farklı yanları da vardır. Bombus arılarının yaşayışını anlatırken bal arıları ile farklı ve benzer yanlarını da anlatırsak bombus arılarını daha iyi tanıtmış oluruz. En azından bal arılarını önceden tanıyanlar bombus arılarını daha kolay tanıyabilirler. Bombus arılarının beslenmesinde veya üremesinde bir sorun çıkarsa bal arıları ile benzer yanları bize ışık tutabilir. Söz gelimi bal arıları aç kalınca onları açlıktan öldürmemek için ne yapılacağını bilirsek bombus arıları da aç kalırsa ne yapılacağını bulabiliriz.

Benzer Yanları :

1-Bombus arıları da bal arıları gibi toplu yaşarlar. Bu topluluğa KOLONİ denir.

2- Her iki türde de üç çeşit arı vardır: Bir adet ana arı, işçi arılar. erkek arılar.

3-Her iki türün de üremeleri aynıdır. Her iki tür de yumurta ile çoğalır. Yavrularını yetiştirmek için kuluçkaya yatarlar. Yumurtadan çıkan larvalar olgunlaşınca pupa dönemini geçirip başkalaşırlar. Pupa dönemi bitince ergin arı olarak hücreden çıkarlar.
.
4-İşçi arı ömürleri normalde birbirine yakındır. Ortalama 45 er gün yaşarlar.

5- Beslenmeleri aynıdır. Kendilerini ve yavrularını nektar ve polenle beslerler. Beslenmek için nektar ve polen toplarken doğadaki çiçekleri tozlayarak çiçeklerin döl tutmasını sağlarlar.

6-Benzer hastalıkları ve zararlıları vardır.

7-Kovan sarsıntısından, fazla gürültüden, geceleri fazla ışıktan rahatsız olurlar.

8-Her iki tür de kovandan ilk uçuşunda kovanlarının yerini yönünü tanıma uçuşu yaparlar.

Bombus ve bal arılarının farklı yanları:

1-Bombus arıları bal arılarından daha iridirler.

2-Bombus arısı kolonileri bal arısı kolonileri gibi devamlı değildirler. Bal arılarında bir koloni koşullar uygun olursa senelerce yaşayabilir. Kış yaz kolonide yavru eksik olmaz . Oysa bombus arılarında koloni ömrü normalde bir yıldır. Yurdumuzun çoğu yerinde güz gelip havalar soğuyunca koloni bireylerinin döllenmiş genç analar dışında tamamı ölür. Bal arısı anaları 3-5 yıl yaşayabilir. Oysa bombus analarının ömrü bir yıldır. Bal arılarının anası ölse bile arılar taze yumurta veya yavrulardan ana arı yetiştirerek eğer ortam uygunsa neslini devam ettirebilir.

3-Bal arılarında analar yalnız yaşayamazlar. Kendi kendilerine nektar , polen toplayamazlar. Petek öremezler. Yavrularını besleyemezler. Hatta kendilerini bile besleyemezler. Bütün bunları işçi arılar yapar. Bal arısı anasının görevi hazırlanmış boş hücrelere yumurta yumurtlamaktır. Neslin devamını sağlamaktır.

Oysa baharda havalar ısınınca uyanan genç bombus anası kendi kendine nektar ve polen toplar, beslenir, yuvasında uygun ortamı hazırlar, yumurtlar. Yumurtadan çıkacak yavrular için polen ve nektar toplar. Onları ısıtmak için kuluçkaya yatar. 4-5 gün sonra yumurtadan çıkan yavruları besler, ısıtır. Yavruların olgunlaşıp arı olmasına kadar hem kendine hem de yavrularına bakar. Yavrular olgunlaşıp arı olarak petek gözünden çıkınca birkaç gün yuvada kalırlar. Sonra nektar ve polen toplamak için dışarı uçarlar. Bunlar işçi arılardır. İşçi arılar dışarı uçup nektar ve polen getirmeye başlayınca ana arı artık dışarı çıkmaz. Ana arının ve yavruların bakımını işçi arılar üstlenir. Ana arı işçi arıların getirdiği polen kümelerinin üzerine yumurta yumurtlar. İşçi arılar bu yumurtadan çıkan yavruları beslerler, ısıtırlar hatta hava çok sıcak olursa kanatlarıyla rüzgâr yapıp onları serinletirler.

4-Bal arılarında ana arı 16 günde, işçi arılar 21 günde, erkek arılar ise 24 günde olgunlaşırlar. Bombus arılarında ise ana arı ortalama 27günde, işçi arılar 21 günde, erkek arılar ise 24 günde olgunlaşır.

5- Bal arıları kış için bal ve polen depolar. Bombuslar ise günübirlik yaşar. Biraz bal ve polen biriktirirler ama uzun süre yetecek depolama yapmazlar. Yağmacılar yağmalamasın diye az bal depo ederler. Onun için de sıcak, soğuk, yağmur demeden polen toplarlar.

6-Bal arılarının tamamı akşamları kovana döner. Bombuslar dışarıda geceleyebilir.

7-Bal arılarında kışın bile kovanda 8000-10000 arı bulunur. Yazın bu sayı 60000-80000 e çıkar. Bombus kolonilerinin en kalabalık zamanı ise genel olarak 150 - 600 arasında kalır.

8-Bal arılarında arı bakılırken kovan açınca arılar sakinleşsin diye duman verilir. Bombus kovanlarını ise karanlıkta veya kırmızı ışık altında açmalı. Kırmızı ışıkta iyi göremediği için kovandan ayrılmaz. Bakımında bu özelliklerinden faydalanılır.

9-Bal arısı bir kere sokabilir. Sokunca iğnesi deride kalır ve arı ölür. Bombus arısı ise sokunca ölmez. Arka arkaya birkaç kez sokabilir.

10-Bombus arılarında ananın besleyip büyüttüğü ilk kuşak arılar genellikle normalden biraz küçük olur. Nedeni tam açıklığa kavuşmamış ise de ana arının yumurtlama organlarının tam gelişmemiş olmasından veya ana arının başlangıçta yalnız olduğu için onları yeteri kadar besleyip bakamadığından sanılmaktadır. Bal arılarında ise işçi arıların hepsi aynı boydadır.

11-Bal arısı anası işçi arıların ördüğü hücrelerin içine yumurtlar. Hücre içinde yumurtadan çıkan larva işçi arılar tarafından beslenip gelişince işçi arılar tarafından hücre ağzı kapatılır. Burada başkalaşım geçirir ve kuluçka süresi sonunda ergin arı olarak hücreden çıkar. Bombus arısı anası ise başlangıçta odacıklar örerse de sonradan örmez kendi biriktirdiği veya işçi arıların biriktirmiş olduğu polen kümelerinin veya pupaların üzerine yumurtlar. Yumurtadan çıkan larva bu polen ve bal ile beslenip gelişince kelebekler gibi kendisine bir koza örer ve onun içinde başkalaşım geçirip ergin arı olunca kozadan dışarı çıkar.

12-Yuva yapımında kullanmak için ürettikler mumlar farklıdır.

13-Bal arılarında yaş ile bağlantılı bir işbölümü vardır. Zorunlu bir durum olmazsa işbölümü devam eder. Yeni doğan arılar kovan içi işlerde çalışır. Yavruların beslenmesi, bakımı, ısıtılması, temizliği, arı sütü üretimi, mum üretimi, petek örme... Ve 21 gün sonra dışarıya uçar, nektar, polen, su getirme gibi dış işlere başlar. Bombuslarda işbölümü o kadar belirgin değildir. Doğumdan birkaç gün sonra dışarıya uçabilirler. Genellikle ufak ve sakat olanlar iç işlerinde çalışırlar, iri ve güçlü olanlar dış işlerde çalışırlar.

14-Bal arıları seralarda verimli çalışmaz. 15°C altında, soğuk ve bulutlu havalarda kovandan dışarı çıkmaz. Bombuslar ise kendilerini ısıtabilme yeteneği sayesinde sera içinde, bulutlu havalarda ve 10°C altında bile çalışırlar.

15-Bal arılarında birbirleri ile anlaşabilme, iletişim yeteneği vardır. Doğada iyi bir bal veya çiçektozu kaynağı bulan bal arısı özel bir dans ile bu kaynağı ve yerini diğer arılara anlatabilir. Az sonra bütün arılar o kaynağa doğru uçarlar. Bu yüzden sera içinde tutulmaları zordur. Sera içine konan bal arısı kovanından bir adet arı kazara sera dışına çıksa, orada iyi bir besin kaynağı bulsa ve geri içeri girse... Az sonra bütün bal arıları dışarı çıkmak isteyecektir. Bombus arılarında bu iletişim yeteneği olmadığı için her arı besin kaynağını kendi arar bulur. Ve mümkünse bu kaynağı en yakından seçer. Bu özelliği bombus arılarının sera içinde daha verimli çalışmasını sağlar. Bazı kaynaklarda bombus arılarının da birbirleriyle anlaşabilme yolları olduğu yazılmaktadır.

16-Bal arıları saatte 30 km.ye kadar esen rüzgârda çiçekten polen toplayabilir. Rüzgâr hızı saatte 30 km.yi geçince işleri zorlaşır. Bombus arıları ise saatte 70 km. ye kadar esen rüzgârlarda da çalışabilir.

17-Bal arıları rüzgâr varsa sinirlenir. Sıcak varsa sinirlenir. Kovanın önünde bir canlı durursa sinirlenir. Sinirlenince de oradakilere saldırır, sokmaya başlar. Bombus arıları daha sakindir. Kovanlarına, yavrularına zarar verilmezse kolay kolay saldırmazlar. .
18-Bombus arıları sarsma, titreştirme yeteneği sayesinde aynı zaman diliminde bal arılarından daha hızlı ve daha çok polen toplayabilirler. Bu nedenle tozlamada bal arılarından daha etkindirler. Uzun dilleri ile diğer böceklerin ve arıların balözü yuvası çok derin olduğu için konmadığı çiçeklere de konarak balözü emebilirler.
Özet olarak bombus ve bal arılarının beslenme ve üremeleri benzer yanlarıdır. Vücut yapıları ve bazı özellikleri nedeniyle nektar ve polen toplama yöntemleri farklıdır. Bu farklı yöntem nedeniyle tozlamadaki etkinlikleri de farklı olmaktadır.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Bombus arılarının vücut yapısı ve gelişimi

Bombus arılarının genel görünüşü

1 Petek göz
2 Baş
3 Gövde, göğüs, sırt
4 Kanat
5 Sırt halkaları
6 Karın halkaları
7 Tırnak, pençe
8 Ayak
9 Baldır
10 Uyluk
11 Dil (fortum)
12 Duyarga (anten)



Bombus arısı başı:

1 Nokta gözler
2 Petek gözler
3 Duyarga (anten)
4 Üst dudak
5 Üst çene
6 Alt dudak
7 Alt çene
8 Dudak duyargası (dokungaç)
9 Dil (fortum)



Bombus arısının sindirim organları

1 Kanat kasları
2 Kanatlar
3 Bel
4 Bal midesi (Ön mide)
5 Karın bölgesi
6 Yürek kası borusu
7 İnce barsak
8 Dışkı torbası
9 Orta mide, kalın barsak
10 Diyafram
11 Kontraktionswelle ?
12 Yemek borusu
13 Göğüs
14 Baş



Bombus arısının kan dolaşımı

1 Aort
2 Kanat kasları
3 kanatlar
4 Bel
5 Yürek kası borusu
6 Karın halkaları
7 Hava kesesi
8 Diyafram
9 Kontraktionswelle
10Kan atardamarı
11 göğüs
12 Kafa


Bombus arılarının ısı ayar düzeneği

Organ adları kan dolaşımı şeklindekinin aynıdır.
Bombus arıları "termo regülation" kendini ısıtabilme yetenekleri sayesinde vücutlarını 30 dereceye kadar ısıtabilirler. Bunun için karında bir titreşim hareketi sonucu kan pompalama, yeteri kadar besin yakma ve ısınma... (Konu aşağıda daha ayrıntılı olarak anlatılmıştır.)



BOMBUS ARILARININ GELİŞİMİ

Ana arı, yuva kurar ve yumurtlar kuluçkaya yatar.



Yumurtaların üzeri mumla kaplanır, ısıtılır, nemli tutulur.



Yumurtalardan kurtçuklar (larvalar) çıkar, kurtçuklar bal ve çiçektozu ile beslenir.



Kurtçuklar beslenince ısıtılınca gelişip büyürler.



Gelişen kurtçuklar ipekböceği gibi bir koza (pupa) örerek kendilerini içine hapsederler. Orada başkalaşım geçirirler.



Ve kozalardan genç işçi arılar çıkarlar.



Resimlerin kaynağı:





BOMBUS ARILARININ VÜCUT YAPISI

Bombus arılarının vücudu 3 bölümden oluşur. Baş, göğüs, karın.

Baş üzerinde gözler, ağız, dil (hortum) ve antenler bulunur. Erkek arıların gözleri daha iri ve hassastır. Kafalarındaki tüyler değişik renktedir. Antenleri daha uzundur. Erkek arılarda 13 adet anten boğumu, dişi arılarda 12 adet anten boğumu vardır. Bombus arılarının dilleri diğer böceklere oranla daha uzundur. Bazı bombus türlerinin dili 20 mm. uzunlukta olabiliyor. Böylece dar ve derin çiçekleri de ziyaret edip tozlayabilmektedir. Nektar salgısı çok derinde olan çiçeklerin ise dip kısmını kemirip delerek nektarı emebilmektedirler. Kemirme işini kuşların gagalarına benzer yapıda olan çeneleri ile yapmaktadırlar.

Göğüslerinde 3 çift bacak ve 2 çift kanat bulunmaktadır. Dişi arıların arka ayaklarında polen sepetçiği bulunmaktadır. Yuvalarına poleni bu sepetçik ile taşırlar. Erkek arılarda bu sepetçik bulunmaz.

Karın bölgesi 6 halkadan oluşur. Karnın alt yüzündeki halkalar arasında mum bezleri vardır. Karın içinde mide, ön mide,üreme organları ve karnın arka kısmında iğne (sokaç) bulunmaktadır. Ön midesinde çiçeklerden topladığı nektarları biriktirir. Nektar burada bir salgı ile değiştirilir bala dönüşür. Yuvada bal gözlerine aktarılır. Burada su oranı biraz düşürülüp koyulaştırılır. Ekşiyip bozulmayacak hale getirilir. Ana arının üreme organları gelişmiş, işçi arıların üreme organları ise körelmiştir. Ana arılar sokacını sadece rakip ana arıları öldürmek için kullanır. Erkek arıların sokacı yoktur. İşçi arılar sokunca bal arıları gibi ölmezler. Arka arkaya birkaç kez sokabilirler.

BOMBUS ARILARININ ÖNEMLİ ÖZELLİKLERİ

Bombus arılarını diğer böcek ve arılardan üstün kılan ve tozlama konusunda onları daha yetenekli yapan bazı özellikleri vardır. Bunlar:
1 – Kendi ısısını ayarlayabilme yeteneği (termo regülation)
2 – Titreştirme, sarsma yeteneği (Vibration)
3 - Diğer arı ve böceklerin konmadığı bazı çiçeklerden faydalanabilme yeteneği.
Bunları ayrı ayrı inceleyelim.

1- Kendi ısısını ayarlayabilme yeteneği (Termo regülation)

Bombus arılarının vücutları tüylerle (kıllarla) kaplıdır. Bu tüyler onları aşırı sıcak ve soğuktan korur. Böylece bal arılarına göre daha sıcak ve daha soğukta rahatlıkla çalışabilirler. Tüylerini bakımlı ve temiz tutmak için ayaklarında fırça ve tarakları vardır. Bombus arıları vücutlarını aşırı soğuk ve sıcaktan korumak için ayrıca ısıtma ve soğutma yeteneğine de sahiptirler. Buna kendi ısısını ayarlayabilme yeteneği diyebiliriz. Ana ve işçi arılar yavrularını ısıtmak için vücutlarını 30°C ye kadar ısıtabiliyorlar. Ancak bu ısıtma işi için enerji veren besin gerekmektedir.

Bombus arıları ısı ayar yeteneğini iki amaç için kullanır. Birincisi kuluçkadaki yumurta ve yavrularını ısıtmak için. Kuluçkada ısa 30°C altına düşerse gelişim bozuklukları ortaya çıkabilir. Örneğin kısalmış kanatlar... Isı yetersiz olursa gelişme de gecikebilir. Ya gerekli bal, gerekli ısı, sağlıklı gelişme; ya da yetersiz yakıt, yetersiz ısınma ve sonucunda sağlıksız ve geç gelişme... Görüldüğü gibi sağlıklı gelişmenin ısı ile, ısının da bal veya şeker tüketimi ile doğrudan bağıntısı vardır. Yuvada ısının devamlı olmasına yuva yalıtımının da katkısı önemlidir.

İkinci olarak, ısı ayar yeteneğini soğuk havada uçabilmek için kullanırlar. Saniyede 200 kere kanat çırpabilmek için enerji gereklidir. Ayrıca vücut ısıları 30°C altında olursa bombus arıları uçamaz. Hava sıcaklığı 6°C olsa bile bombus vücut ısısını besin tüketimi ile 30°C ye ayarlayabilir ve uçabilir. Vücut ısısını 30°C ye çıkarması için hareket etmesi de gerekmez. Kanatlar hareketsiz,vücut sessiz... Sadece karında bir pompalama hareketi... Verimli bir yakıt tüketimi ve ısınma, o kadar...

Küçük arıların ısınma yeteneği azdır. Büyük arılar daha verimli ısınabilir. Ana arı için bu iş çok kolaydır. Arıların iç ve dış işler için iş bölümü yapmalarında bu özelliklerinin etkisi olsa gerektir.

Isı ayar yeteneğinin de bir sınırı vardır. 6°C sıcaklığın altında bu yeteneği kullanamadıkları gibi 35°C sıcaklıkta da işe yaramayabilir. 35°C yukarısı yavrular için zararlıdır. 44°C üstünde ise bombuslar uçamaz. Arıların üzerlerindeki tüylerin de bu ısı ayarlama olayına katkısı vardır muhakkak. Ancak ana arının tüyleri yaşlandıkça dökülür ve göğsü sırtı kelleşir. Bu tüy dökülmesi yaşlı işçi arılarda da görülebilir.

2- Titreştirme, sarsma yeteneği (vibration)

Bombus arıları çiçeklerden çiçektozu toplarken genel olarak bal arıları veya diğer böceklerden farklı bir yol izler. Bir çiçeğe konunca çiçektozu çanaklarını sapından sıkıca kavrar ve çiçektozu çanaklarını sert bir şekilde sarsmaya, daha doğrusu titreştirmeye başlar. Titreşim hızı saniyede 360 kere olan bu sarsıntı sonunda çiçektozu çanaklarında bir çiçektozu bulutu oluşur. Bombus arısı bu çiçektozu bulutunun içinde kalır. Tozların bir kısmı arının tüylerine yapışır. Arı ön ve orta ayaklarındaki fırça ve tarakları kullanarak bu tozları toplar ve arka ayağındaki polen sepetçiğine doldurur. Bu arada çiçektozu toplanan çiçeğin tozlanması sağlanmış olur. Seralardaki domates çiçeklerinin gövdesindeki kahverengi izler bu şekilde titreşim ile çiçektozu toplamış olan bombus arılarının ayak izleridir. Eğer bir domates çiçeği gövdesinde kahverengi iz varsa o çiçek tozlanmış demektir.
Ben bombus arısı ve bal arısının çiçektozu toplama işini elma toplayan A ve B işçilerine benzetiyorum. A ufak tefek bir işçi. Elinde sepeti, çıkıyor elma ağacına. Elmaları teker teker topluyor. B ise iri yarı bir işçi. İri bir sepeti yanında tırmık ve kürek de var. Ağaca çıkmıyor. Ağacın gövdesinden sıkıca tutup sarsınca bütün elmalar dökülüyor. Sonra da tırmıkla toplayıp, kürekle sepete dolduruyor. Sizce bu işçilerden hangisi daha verimli çalışmaktadır?
Kolonideki iri yapılı arılar ve ana arı bu yol ile çiçektozu toplamada ufak arılara göre daha başarılıdırlar.

Diğer arı ve böceklerin konmadığı bazı bitkilerden faydalanabilme yeteneği

Bombus arılarının dilleri bal arılarına ve diğer böceklere oranla daha uzundur. Bazılarının dili 20 mm.ye ulaşır. Bal arılarının nektar toplayamadığı bazı çiçeklerden bombus arıları rahatça bal toplayabilirler. Dili bal emmek için yetişmese bile çiçeğin dip tarafını kemirip delerek nektarı oradan emmektedirler. Bu nedenlerle diğer böceklerin bal alamayacağı için konmadığı bazı çiçeklere bombus arıları bal alabilecekleri için konmaktadırlar. Bazı yonca çeşitleri bu türdendir. Bombus arılarının yaşamadığı yerlerde bazı yonca çeşitleri yetişmemektedir.

Ayrıca bombus arıları bal arılarından 3 kat daha hızlı çalışırlar. Bu yetenekleri göz önüne alınınca bombus arılarının tozlamadaki etkinlikleri kolayca anlaşılmaktadır.














21 Şubat 2010 Pazar

Bombus arılarının çiftleşmesi, Diapoz, Bombus takvimi

Bombus impatiens çiftleşmesi


Koyu renkli toprak bombusu çiftleşmesi




Taş bombusu çiftleşmesi



Bombus arılarının çiftleşmesi:


Olgunlaşan ana ve erkek arılar genellikle güneşli günlerde dışarıda çiftleşirler. Ana arılar 4- 6 günlük iken çiftleşme olgunluğuna erişirler ve birkaç kere çiftleşebilirler. Erkek arılar ise 12 günlük iken çiftleşme olgunluğunu erişirler. Birkaç günlük iken yuvadan dışarı uçarlar beslenmek için birkaç kez geri dönerlerse de genel olarak bir daha geri dönmezler. Bombus erkek ve ana arıları çiftleşme uçuşunda ayrı ayrı yüksekliklerden uçarlar ve böylece her tür kendi türüyle çiftleşir. Bombuslarda bazı türlerin kendine özgü çiftleşme yolları var ise de türlerin çoğunda erkek arılar uçuş yollarında belirli noktalardaki kolay görünen yerlerdeki yapraklar veya dallar üzerine başlarındaki salgı bezlerinden salgıladıkları bir koku bırakırlar ve bu noktaları öğleden önceleri sık sık dolaşırlar. Çiftleşme isteği olan ana arılar da bu kokuyu alınca o noktaya gelirler ve çiftleşirler. Çiftleşme genel olarak havada başlar yerde devam eder. Her tür erkek arısının bıraktığı koku farklıdır. Bu özellik de her türün kendi eşiyle çiftleşmesini garanti altına alır. (P: F: Röseler- Der Hummelgarten)

DİYAPOZ (KIŞ UYKUSU)

Çiftleşmiş genç analar bol bal ve polen yiyerek yedek besin depo ederler, kendilerini kış uykusuna hazırlarlar. Kışı geçirebilecekleri bir yuva bulurlar kendilerine. Havalar soğuyunca da yuvalarına çekilip yalnız başına kış uykusuna yatarlar: Kış uykusuna diyapoz da denir. Ancak diyapozun anlamı (diapause) duraklama , ara verme, dinlenme demektir. Aşırı soğuk, aşırı sıcak, besin yokluğu yada bunlara benzeyen canlının yaşayışını tehdit eden başka bir durum karşısında hareketli yaşamın geçici olarak durdurulması demektir. Bu kış uykusu şeklinde olabildiği gibi yaz uykusu şeklinde de olabilir. Koşullar düzelince uyku biter ve hareketli yaşam devam eder. Ana arının gelişmemiş olan üreme organları diyapoz sürecinde gelişmesine devam eder. Uykudan önce yumurtlama yeteneği olmayan ana arı uyku sonunda yumurtlayabilecek olgunluğa gelmiştir. Kış boyunca havalar ısınıncaya kadar uyuşuk bir halde yaşamlarını tek başlarına sürdürürler. Kış uykusundan bu anaların yüzde 10-30 u uyanabilir.

Bombus arılarının doğadaki bir yıllık yaşam döngüleri kabaca bu şekildedir. Seralarımızda kullanılan bombus arısı kolonileri ise doğadaki yaşama benzeyen koşullar üretim laboratuarlarında sağlanarak yıl boyunca üretilir. İşçi arı mevcudu yeteri kadar çoğalınca koloniler hazırlanıp seralara konur ve sebze ve meyve çiçeklerinin özellikle de domates çiçeklerinin tozlaşmasını yani döl tutmasını sağlarlar.

DOĞADA BOMBUS ARISI TAKVİMİ

Ocak- Kış uykusu. Şubat- Bazı türler sıcak günlerde çıkıp yiyecek arar, hava soğuyunca eski yerine geri döner. Mart- Ilık bölgelerde ana arılar çıkıp yiyecek ve yuva yeri arar. Yuvalar kurulur. Nisan- Yuvalar kurulmuş, koloniler gelişmektedir. Soğuk yerlerde analar çıkıp yuva yeri arar ve yuvalarını kurar. Mayıs- Koloniler gelişmektedir. Bazı tür ana arıları görülebilir. Haziran- Bazı tür ana arıları çiftleşebilir. Temmuz- B. Terrestris ana ve erkek arıları görülebilir. Ana arılar çiftleşir. Ağustos- Bazı türler 2. genarasyon üretimine başlarlar. Bazı tür ana arıları kış uykusu için yer arar. Eylül- Erkek ve işçi arılar ölmüştür. Bazı tür ana arıları görülebilir. Ekim, kasım, aralık- Ana arılar kış uykusundadır.
Fotoğrafların adresi:







20 Şubat 2010 Cumartesi

Bombus ana arısının kuluçkaya yatması, koloni gelişim evreleri


Ana arı kuluçkada
Röseler’in 1967de 30º de ölçtüğü Bombus terrestris cinslerinin gün olarak ortalama kuluçka süreleri.
Kuluçka evreleri -İşçi arı - ana arı - erkek arı
-------------------- ----------- ---------
Yumurta evresi ---3.5 - --3.5 - ---3.5
Larva evresi------ 7.3 -- 10.5 - --10.0
Pupa evresi---- -- 9.4 - -13.2 - ---11.0
Toplam süre--- - 20.2 - -27.2 - ---24.
Bu süreler ortamdan ortama, anaların durumuna göre ve beslenme durumuna göre daha uzun veya daha kısa olabilir

Ana arı bal kabına bal, polen kabına polen biriktirdikten sonra polen kümesi üzerine veya yanına yumurtlar. Yumurtaları mumdan yaptığı mercimek büyüklüğünde bir hücre içine kapatır. İlk yumurtalar genellikle 5 -10 adet olur. Yumurtaların üzerine kuluçkaya yatarak onları ısıtır. Ortalama 3 - 5 gün sonra yumurtalardan kurtçuklar çıkar. Bu kurtçuklara larva da denir. Larvalar ortalama 8 gün polen hamuru ile beslenip gelişirler. Bu arada ana arı onların üzerini mumla kapatır. İrileşip olgunlaşan yavrular ipekböceği yavruları gibi birer koza örerek kendilerini kozanın içine hapsederler. Bu kapalı dönem ortalama 10 gün sürer. Kapalı döneme pupa dönemi ya da başkalaşım dönemi denir. Ana arı pupa dönemi başlayınca ikinci yumurtlamasını bu pupalardan birinin üzerine yapar. Yumurtaların üzerini mercimek büyüklüğünde mumla kapatır. Ana arı bu arada onları ısıtmaya devam eder. Beslenme ve boşaltım için arada bir dışarı da çıkar. Kurtçuklar bu koza (pupa) sırasında başkalaşım geçirirler. Ortalama 21-23 gün sonra ergin arı olarak dışarı çıkarlar. İlk çıkan arılar gri, gümüşi renkte olurlar. Esas renklerini sonradan alırlar. Arıların çıktığı gözler polen ve bal deposu olarak kullanılır. Polen ve bal ayrı ayrı depolanır.

Bu ilk kuşak işçi arılar genellikle biraz ufak olurlar. Bunlar birkaç gün sonra dışarı uçup bal ve polen toplayabilirler. Onlar dışarı uçunca ana arı artık dışarı uçmaz. İşçi arıların getirdiği bal ve polen ile beslenerek yumurtlama işini sürdürür. Bundan sonra yumurtalarını pupalardan birinin üzerine yaptığı mercimek büyüklüğündeki hücrenin içine yumurtlar ve üzerini mumla kapatır. Ana arı ikinci kuşakta 15-20, üçüncü kuşakta ortalama 30, dördüncü kuşakta ise 45 dolayında yumurta yumurtlar.

Bombus arılarında cins üretimi, dönüşüm ve rekabet evreleri

İlk işçi arı çıkışından aşağı yukarı 18-20 gün sonra ana arı döllenmemiş (haploid) yumurtalar da yumurtlamaya başlar. Bunlardan erkek arılar çıkar. Bu aşamaya dönüşüm aşaması denir. Dönüşüm noktasından aşağı yukarı 10 gün sonra işçi arılarda değişik davranışlar görülmeye başlar. İşçi arılar:
1- Birbirlerine ve ana arıya karşı saldırgan davranışlar;
2- Ana arının yumurtalarını yeme, yok etme,
3- Kendileri yumurta yumurtlama gibi eylemlerde bulunurlar. Bu aşamaya da rekabet aşaması denir. İşçi arıların yumurtladığı yumurtadan da erkek arılar çıkar. Bazı kolonilerde ana arı dönüşüm aşamasında döllenmiş (diploid) yumurta yumurtlamaya devam eder. İşçi arılar bu yumurtalardan ana arı üretmeye başlar. Bazı koloniler sadece erkek arı üretir. Bazıları sadece ana arı üretir. Bazıları ise hem erkek arı hem de ana arı üretir.

19 Şubat 2010 Cuma

Bombus arısı bireyleri


Koyu renkli toprak bombusu - ana arı

Koyu renkli toprak bombusu - erkek arı


Koyu renkli toprak bombusu - işçi arı
Bombus arısı bireyleri ve işbölümü

Bir kolonide 3 çeşit arı bulunur. Ana arı, işçi arılar ve erkek arılar. Koloni ana arının yumurtladığı yumurtalardan gelişip çoğalan arılardan oluşur. Ana arının yumurtladığı döllenmiş yumurtalardan işçi arılar ve ana arı meydana gelir. Ana arı döllenmemiş yumurta yumurtlarsa bunlardan erkek arılar oluşur. Vücut yapısı olarak genelde ana arı en iri olanıdır. Ufak olanlar ise işçi arılardır. Cinslerin sesleri de farklıdır. En kalın ses ana arıya ait olandır. Erkek arılarınki orta, işçi arılarınki onlara oranla daha incedir. Bunlar duyunca hemen anlaşılacak kadar farklıdır.
Erkek arılar sadece irilik bakımından değil vücut yapısı olarak da farklıdır. Arka ayaklarında polen toplama sepeti yoktur. Antenleri 13 bölümden oluşur. Oysa ana ve işçi arıların anten bölümleri 12 adettir. Bombus terrestris erkek arısının kafa yanındaki sarı halka ana ve işçi arılara oranla daha uzun ve alt uçları daha geniştir. Oysa ana arı ve işçi arılarda bu tasmanın alt uçları daralır ve öyle biter. Erkek arıların kuyruk ucu ötekilere oranla yuvarlaktır. Erkek arıların sokacı yoktur. Erkek arıların kolonideki görevi yeni çıkmış ana arılarla çiftleşerek onların döllü yumurtaya sahip olmalarını sağlamaktır. Polen ve nektar toplayıp getirmezler. Yavruların beslenmesine yardım etmezler. Vücutlarının ısısı sayesinde yuvanın ve yavruların ısınmasına katkıları olur. Erkek arılar dışarı uçtuktan sonra kendileri beslenebilirler ve tüylü yapıları sayesinde tozlama olayına da katkıları olur.

İşçi arılar aralarında işbölümü yaparlar. Küçük yapılı veya kanatları sakatlanmış arılar iç işlerine bakar. Bir de bu küçük yapılı arılar soğuk havalarda kendilerini iri arılar kadar ısıtamazlar. Isınamayan arı da verimli uçuş yapamaz. Yuvadaki küçük arılar sizi yanıltmasın onlar en yaşlı arılardır. Yuvada yumurtaların, larvaların ve pupaların ısıtılması, larvaların beslenmesi, temizlik işleri, petek örme işi ilkin ana arı tarafından yapılırken işçi arılar çıktıktan sonra bu iç işlerde çalışan arılar tarafından yapılır.

Bombus arıları çiçektozunu taze kullanırlar. Yavrularını beslemek için hergün sıcak soğuk demeyip çiçektozu toplamaya çıkarlar. Bal arıları kadar bal stoğu da yapmazlar. Bu isabetli bir davranış olsa gerek. Çünkü yer altında ve yer üstünde fare, köstebek, karınca gibi bir sürü bal hırsızı onların ballarını yağmalamayı severler. Arıların bazıları da yuva kapısında yabancılara ve bu tür yağmacılara karşı nöbet tutarlar. Kendi kolonilerindeki arıların hepsi aynı kokuda olduğu için onları içeri alırlar. Yabancıları içeri almazlar. Ya da trompet sesine benzeyen seslerle alarm verirler ve koloni kendini savunma durumuna geçer. Bu nöbetçi arıların başka bir görevi daha vardır. Günün ilk ışıkları belirmeye başlayınca nöbetçi arılar kendi tarzlarında trompet çalarak işçi arıları uyandırırlar. İşe başlama alarmı verildikten iki dakika içinde iri ve güçlü arılar dış işlerde çalışmaya,balözü ve çiçektozu toplamaya giderler. İhtiyaç olursa su taşırlar. Bu arılar nektar kullanarak vücutlarını kolayca ısıtabilirler ve soğuk havalarda bile kolayca uçabilirler. İri arıların dış işlerde çalışmasının asıl nedeni budur. Dış işlerde çalışan arıların ömrü daha kısa olur. İç işlerde çalışanlar ise daha uzun ömürlüdür.

Arıların dış işlerde veya iç işlerde çalışması kesin ve katı kurallara bağlı değildir. Arıların gücüne, yeteneğine veya ihtiyaca göre bu kendiliğinden ayarlanmaktadır.



Bombus arılarının beslenmesi

Örtü altına konan bombus kolonilerinin kovanı Üstten görünüş)

Bombus kovanının paketli ve yalıtımlı görünüşü


Dili balözü yuvasına yetişmeyince bombus arısının çiçeğin çanak yaprağından balözü yuvasına bir delik açarak balözünü emmesi


Bombus arısı meyve ağacında


Bombus arısı polen topluyor.
Bombus arılarının beslenmesi:

Bombus arıları da balarıları gibi balözü ve çiçektozu ile beslenir. Yuvasında balözünü depolar ancak çiçektozunu depolamaz. Yavrularını beslemek için her gün taze çiçektozu toplar. Her gün çiçektozu toplaması gerektiği için de yağmurda, soğukta ara vermez çalışır.

Bal arılarının konduğu çiçeklere konarlar. Ama bazı bal arılarının konmadığı çiçeklere de konarlar. Balözü yuvaları derin olup ta balarılarının dillerinin yetişemediği çiçeklere bombus arıları rahatlıkla konup balözünü emebilir. Çünkü bombus arılarının dilleri bal arılarının dillerine göre daha uzundur. Hatta bazı çiçeklerin balözü yuvasına bombus arılarının da dili yetişmezse bombus arıları çiçeğin çanak yaprağından balözü yuvasına bir delik açıp balözünü emmektedir. Bunu gözlemleyen bazı insanlar bombus arılarının çiçekleri yediğini sanırlar.

Çiçektozu toplama işinde de soğuk yerlerde bombus arıları balarılarına göre daha becerikli ve etkindirler.

Bombus arıları çiçektozunu yuvada kullanırken türlere göre iki çeşit yol izlerler. Yavrularını çiçektozu ile beslerken iki ayrı yol kullanırlar. Bazı türler kurtçuk hücresinin yanına bitişik cep şeklinde bir odacık daha yaparlar ve içini çiçektozu ile doldururlar. Kurtçuklar da aradan bir delik açıp bu depolanmış çiçektozunu yiyerek beslenirler. Bu tür bombuslara (pocket- makers) beslenmede cep depo kullanan türler denir. Orman bombusu (Bombus sylvarum) bu türdendir. Bazı türler ise poleni ayrı bir hücrede depolar, yumurtayı ayrı bir hücreye yumurtlar. Yumurtadan çıkan kurtçukların üzerleri mumla kaplıdır. Üstte bir besleme deliği vardır. Ana arı veya işçi arı poleni bal ile veya bir salgı ile ağzında yumuşatıp nemlendirerek bir kek (mama) oluşturur. Bu mamayı larvaların bulunduğu hücreye besleme deliğinden püskürtür (kusar). Bu yol ile yavrularını besleyen türlere ise beslenmede polen deposu (pollen storer) kullanan türler denir. Koyu renkli toprak bombusu (Bombus terrestris) bu türdendir. (Röseler, Der Hummelgarten- 2001)

Çiçektozu besininin miktarının ve tazeliğinin arıların gelişiminde önemi büyüktür. İlk çıkan arların bazıları bal arısı kadar küçük olur (0.05 g). Sonradan çıkan bazıları da ana arı kadar büyük olur (0.6 g). Doğada çoğalan bombus türlerinde ilk çıkan nesil sonradan gelen nesilden daha küçük olur. Bunun nedeni daha tam açıklığa kavuşmuş değildir. Toronto Üniversitesinden Plowright bunun beslenme ile ilgili olduğunu gösteren bir deney yapmıştır. Plowright bombus kolonisinden döllenmiş yumurtalardan çıkmış kurtçuklar alarak mumdan hücreler içinde 33°C ısıya ayarlanmış kuluçka makinasına koyuyor. Larvaları bal, polen, su karışımı bir mama ile bir iki saatlik aralarla besliyor. 24 saat sonra larvalar ilk ağırlıklarının dört katına ulaşıyor. Bu şekilde beslenen larvalar ana arı büyüklüğüne ulaşabiliyor. (Der Hummelstaat, Heinrich- 2001)

Örtü altında tozlama amacı ile kullanılan bombus arısı kolonilerine balözü yerine uzun süre bozulmadan kalabilen invert şurup verilmektedir. Çünkü örtü altındaki domates çiçeklerinde arılara yetecek kadar balözü yoktur. Ama kavun karpuz, elma, kiraz gibi çiçeklerinde yeterli balözü bulunduran meyve bahçelerine konan bombus kolonilerine şeker şurubu koymaya gerek yoktur.